. .
Bilgileriniz sistemimize kaydedilmektedir.
 

kavanoz

80'lik bir dede 20 lik bir genç ile evlenmiş. Bunlar bir çocuk sahibi olmak istiyorlarmış.(Tabiiki doktor başvurusuyla)Gitmişler doktora doktor demiş ki "Amca, baba olmak için deneme olarak şu kavanoza sperm akıtmanız lazım".Adam soyunma kabinine girmiş "ahhhhh uuhhhh"diye sesler gelmeye başlamış. Adam çırılçıplak olduğu için sadece kafasını dışarı çıkarmış "Doktor bey karımda buraya gelebilirmi ?'' demiş. Doktor tabiiki demiş. Karısı gitmiş yanına bu sefer hem adamdan hem kadından "aaaaahhh uhhhh"diye sesler gelmiş. Adam doktoru çağırmış “ Doktor bey yapamıyoruz! Sağ elimle denedim olmadı sol elimle denedim olmadı iki elimle denedim olmadı karım sağ eli ile denedi olmadı sol eli ile denedi olmadı hatta ağzı ile bile denedi olmadı , Doktor bey biz bu kavanozun kapağını açamıyoruz"





Çapkın Doktor

Kadın göğsünden rahatsızmış ve bir röntgen mütehassısına gitmiş. Doktor __soyunun lütfen....demiş. Kadın : Beyefendi ben utanırım ışıkları kapatabilir misiniz acaba? diye sormuş. Neyse doktor ışıkları kapatmış beş dakika sonra kadın sormuş: Doktor bey elbiselerimi nereye koyayım? Benimkilerin üzerine....





Öksürük İlacı

Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demiş ki:bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorum ki,demiş





Randevu İptali

Genç bir sanatçı adayı , kız doktoruna telefon açıp aldığı randevuya gelemeyeceğini söyledi. Doktor sordu: "Neden çok mu hastasınız?"
-Yoo değilim. Yalnız bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartıştık. Kısacası doktor bey, bir defa daha soyunacak halim kalmadı!




Bir İyi Bir Kötü

Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir kötü birde çok kötü haberi olduğunu söyler. Daha sonrada ilk önce hangisini söylememi istersiniz diye sorar. Hasta ilk önce kötü haberi duymak istediğini söyler. Doktor hastaya "Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz kaldı." der. Hasta yıkılmıştır. Doktora sorar "Daha kötü haber ne olabilir ki ?" Doktor "Dünden beri sizi arıyorum ama telefonunuzu daha yeni düşürebildim."




Diş Çektirmek

Diş hekiminin odasına giren genç ve güzel kadın
-"Ah doktorcuğum, bu dişi çektirmektense çocuk doğurmayı tercih ederim." demiş. Doktor
-Öyleyse koltuğun ayarını yapmadan önce karar verin.






Kalp Cerrahi

Nam yapmış bir Kalp Cerrahının ölümünün ardından, mesleğine uygun bir cenaze töreni olması düşüncesiyle büyükçe bir kalbin icerisinden çıkıp gelen tabutu gören başka bir doktor kahkaha ile gülmeye başlar, etraftakilerin saşkın bakışı ve yadırgamaları üzerine doktor gülme sebebini açıklar; "Kadınhastalıkları uzmanıyım da!..."




Uyku Hapları

Doktorun biri, yıllardır ilgilendiği ve sevdiği bir hastasının yanında uyku hapları taşıdığını görmüş ve onu uyarmak istemiş:
-"Haluk Bey, kullandığınız uyku haplarını gördüm, zaman zaman ihtiyacınız olabilir ama ben sizi uyarayım; o haplar çok etkilidir ve bağımlılık yaparlar." Hasta bunun üzerine ukela ukela gülümsemiş:
-"Yok doktorcum, sen yanlış biliyorsun. 17 senedir bu ilacı kullanırım, bağımlılık filan yaptığını görmedim!"






Zayıflama Reçetesi

Çok şişman bir adam, çok şöhretli bir doktora gidiyor, konu zayıflama. Doktor,bir hafta kullanmak üzere, isimsiz bir hap veriyor kendisine. İlk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye başlıyor adam. Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye, sabaha kadar bir onla, bir bunla sabah uyandığında, kan ter içinde. Her gece aynı şey, bir haftanın sonunda bütün fazla kilolar atılmış durumda. Günler sonra yolda şişman bir arkadaşına rastlıyor ve tabi,nasıl kilo verdiği soruluyor. Arkadaşı anlatıyor, doğru doktorun yanına, aynı tedavi. İlk gece,adam rüyasında bir sarayda. Etrafında onlarca adam,bir o yatırıyor adamı,bir bu.Hele en son gelen bir zenci var ki,adamı mahvediyor. Üçüncü gün sonunda adam dayanamıyor ve telefon ediyor doktora. Neden arakadası ile kendi rüyalarının farklı olduğunu ögrenmek istiyor. Doktor biraz düşündükten sonra soruyor.
- "Siz hastaneye mi gelmiştiniz, muayenehaneye mi?





Hastanede Vizite

Yaşlıca, bir hanıma bir türlü teşhis konulamıyor. Kadıncağız yirmi sekiz gündür Üniversite hastanesinde yatmakta ve hiç bir sonuç yok. Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastahanelerinde garip bir hiyerarşi vardır. Prof. başta, arkasında Doçlar, sonrasında başasistanlar ve bir iki parlak öğrenci üçgen düzende Vizitlere nerdeyse uçarak giderler. Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında. Prof sorar:
- Radyolojik tetkikler ? Hemen filmler ışıklı panoya yerleştirilir. Sert ve kararlı bir ses:
- EKG ? Derhal hocanın önüne serilir,
- Eforlusu ? O da hemen açılır hocanın önüne.
- Laboratuvar tetkikleri? Her şey önceden hazırlanmıştır.
- Elektroansefalografi ?
- Buyrun hocam.
- Emar ? Dışarıda çektirilmiş(!) emar da konulur büyük patronun önüne.
- Sintigrafi?
- Anjiyo?... derken Büyük şef sorar :
- Sken oldu mu ? Kadından gelen cılız bir ses :
- Bi onu yapmadılar !





Doktor Tavsiyesi

Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve
- "Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız" der.
- 1 Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve işe mutlu gitmesini sağlayın.
- 2 Öğlenleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğleyemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.
- 3 Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı.
- 4 Eve gelince dinlenmesini sağlayın, hatta ayaklarına masaj yapın.
- 5 Haftada en az üç kere birlikte olun, eğer isterse daha fazla birlikte olun. "Eger bu dediklerimi harfiyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak" der doktor. Eve geldiklerinde adam karısına sorar,
- "Ne dedi doktor sana? Kadın cevaplar :
-"Ölecekmissin. "






Uyanık Hasta

Doktorun biri yeni bir muayenehane açmış. Kapıya yazmış... " Vizite ücreti 100 Dolar. İyileştiremediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz..." Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor... Her gelen hasta iyileşip gidiyor... Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş... Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış... "Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum..." Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş: "Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin" Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında tükürmüş... "Ama Bu bok!!!!!" Doktor sakin, "Evet! İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık.." Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş... Aradan birkaç ay geçmiş. Büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun .. "Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Herşeyi unutuyorum...!" Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, "Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?" demiş. Adam, hemen itiraz etmiş, "Ama, o kutuda bok var!"... Doktor, "Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!...." Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı... Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra.. "Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum..." Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, "Hemşire hanım sekiz Numaralı kutuyu getirir misin" diye seslenince, adam, tüm hırsıyla, "S.kecem,seni de sekiz numaralı kutunu da..." diye bağırmış.. Doktor gayet sakin, "Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz!!!!"






Doktor Sırrı 

Bir kadın ve bir erkek doktorun özel muayenehanesine giderek vizite ücretin öderler ve muayene olmak istediklerini söylerler.
Doktor; anlatın bakalım neyiniz var?
Adam; doktor bey, ben 15 yıllık evliyim fakat bugüne kadar karımı hiç mutlu edemedim. Sağlıklı bir cinsel ilişkimiz olmuyor.
Doktor çifte şöyle bir bakar ve masanın çekçecesinden çıkardığı bir tane hapı erkeğe uzatarak; "bunu yut ve arka odaya gidip deneyin"
Adam hapı alır ve yanındaki kadınla birlikte doktor muayenehanesinin arkasındaki odaya geçerek sağlıklı bir şekilde işini görür ve mutlu bir ifadeyle çıkarlar, doktora da teşekkür ederler.
Doktor çiftin mutluluğunu görünce dayanamaz ve; "Aslında bu bir doktor sırrı, söylenmez ama yine de ben size bir sır vereyim. Sizin hiç bir şeyiniz yok. Sadece psikolojik. Çünkü size verdiğim ilaç Aspirin'di."
Adam sırıtarak; "Doktor bey, bende size bir sır vereyim mi? Bu kadın benim karım değil, yatacak yer bulamadık da.






İyi ki jinekoloğ değilim

Fevkalade sosyetik bir kokteyl.
Dr. Gurel smokinleri icinde iki kat yakisikli. Agzindan da bal akiyor ya. Etrafi her zamanki gibi genc ve guzel hanimlarla cevrili..
Bunlardan biri "Ah doktor, disim oyle agriyor ki gunlerdir" demis.. Sonra yakalamis doktorun elini.. Agzina dogru cekmis.. Cekmekle de kalmamis.. Sokmus doktorun parmagini agzina.. Sol tarafa kaydirmis. Isaret parmagini azi disine dogru zorla uzatiyor.
- Iste burasi.. Tam burasi.. Oyle agriyor ki?..
Doktor parmagini kadinin agzindan kurtarmaya calisirken soyleniyor?..
- Hanimefendi, iyi ki jinekolog degilim..






Ben değilim 

Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole

götürür.Bebeğe bakan doktor :

-Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına dönerek:

-Lütfen soyununuz, diye rica eder.

Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol ettikten sonra doktor :

-Düşündüğüm gibiymi? hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok.

Kadın :

-Tabi olmaz doktor bey, der.Ben çocuğun teyzesiyim...





Dilnizi çıkarın 

Hekim sikayeti dinledikten sonra kiza donmus:

- Soyunun, demis...

- Fakat doktor, demis kiz, hasta olan ben degilim, annem...

Doktor anneye donmus:

- Dilinizi cikarin bakayim hanimefendi...






 Baş Ağrısı 
Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır. Ancak yaşlandıkça bu meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk hayatı, çekilmez bir hal aldığında tıbbı bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.
Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman hekim bulur kendine;
"- Size bir iyi, bir de kötü bir haberim var." der doktor.
"- Doktor, önce iyi haberi duymak istiyorum."
"- Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim."
"- Peki, kötü haber nedir doktor bey?"
"- Çok nadir görülen bir durumdur. Söylemesi zor ama hadım edilmeniz gerekiyor. Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu baskı sizde dayanılmaz bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın tek yolu erkeklik organınızı almak."
Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine sorar;
" - Ne yapsam acaba. Erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım. Kimin için yaşarım. El içine nasıl çıkarım!"
Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verir.
Hastaneden taburcu olduğunda;
" - Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder. Caddede yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir başlangıç yapmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verir. Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım elbiseye takılır gözleri.
" - İşte tam aradığım takım elbise!" der ve dükkâna girer.
Tezgâhtara;
" - Yeni bir takım elbise istiyorum" der.
Tezgahtar Joe''yu söyle tepeden tırnağa bir süzer ve;
" - Bir bakalım. 44 beden!" der.
Joe gülerek;
" - Kesinlikle doğru, nerden anladınız?"
" - Bu benim işim."
Joe takım elbiseyi dener. Üstüne cuk diye oturur. Joe aynada kendisine hayran hayran bakarken, tezgâhtar sorar;
" - Yeni bir gömlek de ister misiniz?"
Joe bir kaç saniye düşündükten sonra;
" - Elbette" der.
Tezgâhtar Joe''ya şöyle bir bakar;
" - Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka."
Joe şaşırır;
" - Kesinlikle doğru nerden anladınız?"
" - Bu benim işim!"
Joe gömleği giydi. Evet, gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken tezgâhtar sorar;
" - Yeni ayakkabıya ne dersiniz?"
" - Evet lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım"
Tezgâhtar Joe''nun ayaklarına bakarak;
" - Evet...9-1/2... E."
Joe iyiden iyiye afallar;
" - İnanamıyorum bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl anladınız? Vallahi bravo!"
Tezgâhtar;
" - Efendim. Bu benim işim."
Joe ayakkabıları da giyer. Gerçekten de ayakkabılar cillop gibi oturur ayaklarına. Şöyle dükkân içerisinde bir tur atarken tezgâhtar sorar;
" - Beyefendi vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka veriyim ben!"
Joe aynaya bakarak;
" - Heyt ulan be façayı o biçim düzdüm." diye içinden geçirir ve " - Evet bir de şapka bakayım kendime!" der tezgâhtara.
Tezgâhtar Joe''nun kafasına bakarak;
" - Eveeeeet...7-5/8."
Joe dumur üstüne dumur yaşamış bir şekilde tezgâhtara;
" - Evet..doğru..nerden bildiniz?" diye sorar.
Tezgâhtar iyiden iyiye havaya girmiş bir şekilde;
" - Bu benim işim efendim" der.
Şapka da süper oturmuştur kafasına.
" - Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben..." diye düşünürken tezgâhtar yine sorar;
" - Size bir tane de don verelim efendim."
Joe bir kaç saniye düşünür ve;
" - Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin!" der.
Tezgahtar geri adim atarak "Eveeeeet..36 beden!" der.
Joe gülerek;
" - İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden giyiyorum!" der.
Tezgâhtar kafasını sallayarak;
" - Hayır..size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza basınç yapar, bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep olur!..."







Angarya

Bir gün profesörlerin aklına rahatsız edici bir soru takılmış.
Esleriyle olan cinsel hayatları acaba bir zevk mi yoksa angarya mi?

Düşünmüşler aralarında tartışmışlar ve bir sonuca varamamışlar .
İçlerinden biri docentlere danışalım bakalım onlar ne düşünüyor bu konuda
demiş Gitmişler sormuşlar. Docentler düşünmüş ve "siz
bilirsiniz hocam" demişler proflara. Proflar için bu soru karin ağrısı olmuş.
Gidip yardımcı doçentlere başvurmuşlar, onlar da bir süre
düşünüp "siz daha iyi bilirsiniz" hocam demişler. Proflar bir cevap
bulamamanın sıkıntısı içinde bir de asistanlara soralım demişler.
Neyse sıkıla sıkıla sormuşlar. Sizce bizim eşlerimizle olan cinsel
hayatımız bir zevk midir yoksa angarya mi?
Asistanlar hep bir ağızdan 'ZEVK' diye bağırmışlar. Proflar
şaşırmış bu çabuk ve net cevaba. Merak etmişler,'Neden bu kadar emin ve çabuk cevap verebildiniz?' diye sormuşlar.
Neden bu kadar emin ve çabuk cevap verebildiniz?
Asistanlar cevap vermiş: 'Angarya olsaydı bize yaptırırdınız'





Firar 

İkinci Dünya Savaşı sıralarında Berlin'i bombalamaya gelen filodaki İngiliz uçak pilotu ağır yaralı olarak ele geçirilmiş. Pilotu hastaneye kaldırmışlar ve tedavi etmeye başlamışlar. Alman doktor İngiliz'in yanına gelip;
- Size kötü bir haberim var, bir bacağınızı kesmek zorundayız, demiş. Hasta çaresiz bir şekilde Alman doktora;
- En azından sizinkiler Londra'yı bombalamaya gittiklerinde kestiğiniz bacağımı bizim topraklara atmalarını sağlar mısınız ? diye sormuş. Doktor da kabul etmiş. İngiliz'in bacağını İngiltere topraklarına bıraktırmış. Aradan birkaç hafta daha geçmiş ve doktor bu kez diğer bacağının da iyi durumda olmadığını, kesmek zorunda kalacaklarını söylemiş. İngiliz yine aynı isteğini tekrarlamış. Doktor yine kabul etmiş ve Almanlar İngiliz'in bacağını yine atmışlar İngiltere toprağına. İngiliz'in iki hafta sonra da kolu kötüleşmeye başlamış. Doktor yine kesmek zorunda olduklarını söylemiş. İngiliz de aynı isteği kolu için yinelemiş. Doktor bu kez kabul etmemiş. İngiliz şaşkınlık içinde sormuş:
- Neden ama ? İki bacağımı da attınız. Kolumu niye atmıyorsunuz ? Doktor:
- İyi de sen galiba ufak ufak kaçmaya çalışıyorsun.







Doktor ve Yaşlı Adam

Adam 80 yaşına merdiven dayamış durumda doktora gider. Doktor muayenesini yaparken bu arada sorar
- Nasılsınız.Hayatınızdan memnun musunuz?
adam
-"Ah doktor bilemezsiniz o kadar mutluyum ki. 20 yaşında bi karım var ve benden 3 aylık hamile."
doktor çok şaşırır ve böyle bi durumu aklı almaz. Adama dönüp derki.
-"size bir hikaye anlatacağım. Adamın biri geyik avına çıkmayı çok seviyormuş." Her gün tüfeğini alır ava gidermiş. Yine bir sabah kalkar ava gitmek için hazırlanır.Yalnız yanlışlıkla tüfeğini alacağına şemsiyesini alır.
Neyse bu adam ormanda ilerlerken aniden önüne bir geyik çıkar. Adam şemsiyesini doğrultur nişanını alır güm geyik yerde. Yaşlı adam tam bu arada
- "Hayır kesinlikle başka biri vurmuş olmalı."
doktorda
-Evet kesinlikle






Motor

Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek:
- "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?"
Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:
- "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!"






Tartı

Fıstık gibi bir sarışın kucağında bir bebek ile
eczaneye girip;
"-Bebeği tartmak istiyorum." deyince eczacı;
"-Efendim bebek tartımız bozuk. Onun için anneler bebeklerini kucaklarına alıp büyük tartısına çıkıyorlar. Sonra ben bebeği kucağıma alıp anneyi bir daha tartıyorum. Aradaki farktan da bebeğin ağırlığını buluyoruz." demiş.
Kadın ;
"-Hay aksi şeytan !" deyip kapıya doğru yürüyünce eczacı;
"-Ne oldu efendim?" diye sormuş,
Sarışın;
"-Ben bu bebeğin annesi değilim ki, teyzesiyim.Gidip bebeğin annesini getireyim bari..."






Spagetti 
Bir doktor, hemşiresiyle buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Ama Dr. bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve
İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana dek orada kalmasını ister.
- "Ancak bebeğin doğduğunu size nasıl haber vereceğim?"
diye hemşire sorar:
- "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına " spagetti " diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok."
der doktor. Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider. Altı ay sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora;
- "Sevgilim, bugün postadan senin adına Avrupa'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Ama ne anlama geldiğini anlayamadım..."
- "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım"
der doktor ve telefonu kapatır. O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahalelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra, karısı kartı alır ve okur:
- "Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti - ikisi, sosisli, ikisi; sade".





Yaptın mı?

Adamcağız her gece yatağını ıslatır hale gelmiş.Yatmadan önce her türlü önlemi alıp çişini de yapıyor, ama gece yine yatağını ıslatıyormuş.Sonunda canına tak etmiş ve soluğu psikologda almış.
Doktor hastasını önce telkin ederek uzanıp rahat etmesini sağlamış ve terapisine başlamış;
- Eveeet... şimdi anlatın bakalım.Her gece yatağınızı nasıl ıslatıyorsunuz?
- Valla doktorcuğum, yatmadan önce çişimi yapıyorum ve yatağa yatıp uyuyorum.
- Ee? gayet güzel devam edin.
- Uyuduktan bir süre sonra rüya görmeye başlıyorum.
- Peki nasıl bir rüya görüyorsunuz?
- Rüyamda yeşil, küçücük bir adam geliyor ve bana ;"-Çişini yaptın mı?"diye soruyor.
Ben de; "-Hayır yapmadım." deyince ;"-Hadi bakalım, öyleyse şimdi yap!" diyor, ben de yapıyorum.
- Hımmm... Tamam anlaşıldı. Şimdi evinize gidin. Bu gece yine çişinizi yapıp yatın. O yeşil küçük adam gelip size "-Çişini yaptın mı?" diye sorarsa siz de "-Evet! Yaptım!." diye yanıtlayın ve yatağınızı ıslatmaktan kurtulun.

Bu reçeteyi alan hastamız eve gider.Yatma vakti gelince çişini yapar ve yatağa yatar.Kısa bir süre sonra uyuyup rüya görmeye başlar ve yeşil küçük adam gelir, bizimkine sorar;
- Çişini yaptın mı ?
- Evet! Yaptım!
- Ya büyüğünü?
- I-ıh yapmadım.
- Hadi bakalım,öyleyse şimdi yap...





Usta disci

Orta yaşlı yakışıklı, barda yalnız başına oturan fevkalade
sarışının yanına oturmuş.. Laf lafı, laf kapıyı açmış tahmin
edersiniz. Soyunmuşlar.. Bembeyaz çarşafların üzerine
uzanırlarken seksi sarışın sormuş:
- Siz dişçisiniz galiba..
- Evet demiş adam, biraz şaşkın..
- Nerden anladınız?..
- Yatağa girmeden önce ellerinizi ne kadar dikkatle,
ne kadar titiz sabunladınız, ona dikkat ettim de..
Yarım saat sonra, seksi sarışın bir daha mırıldanmış:
- Siz sadece dişçi değil, çok büyük, çok usta bir dişçi
olmalısınız!.. Adam hafiften kasılmış.. Yatağın
başucundaki sigara paketine uzanırken mağrur mağrur sormuş:
- Peki bunu nerden anladınız?..
- Zor olmadı, hiçbir şey hissetmedim de...!





10,9,8,...

Adamın biri doktora gitmiş. Doktor muayene etmiş ve bizimki sormuş:
- Ne oldu doktor bey? Ne kadar ömrüm kaldı?
Doktor cevaplamış:
- 10
Bizimki de :
- Ne 10'u doktor bey, gün mü, ay mı sene mi?
Doktor:
- 9, 8, 7, 6....




Çinli ile Doktor

Çinlinin biri iş amaçlı Türkiye`ye gelmiş, aksilik bu ya bir trafik kazası geçirir ve tercümanı ölür kendisi ağır yaralıdır. Aradan biraz zaman geçer adam biraz iyileşir, doktor kontrol için çinlinin odasına gider, çinliye yaklaşır ve raporlara bakarken çinli doktora;
- çhan çhin çhun.der
doktor şaşırmış bir durumda hastaya yaklaşır ve sorar
-ne demeye çalışıyorsun?
-çhan çhin çhun.
doktor meraklanmıştır ve tekrar sorar
- ne lazımdı der.
Artık çinlinin rengi solmaya başlamış bir halde tekrar;
- çhan çhin çhun. der ve ölür.
Doktor çinlinin söylediklerini bir kâğıda yazar ve düşünmeye başlar, bana kesinlikle parasının yerini söylemiştir diye hayaller kurarak tercüman arar ve kâğıdı uzatır ve Türkçeye çevirmesini söyler tercümana. Kâğıtta şöyle yazar
- hortuma basıyorsun nefes alamıyorum!...

Günlük Burç

 
2008 © Copyright ® Tüm Hakları saklıdır.
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol