|
|
||||||||
![]() şakadan hoşlanmam Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyormuş.etrafındaki esnafları seyrediyor.bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş.
Bir bakmış ki hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş bir yutkunmuş önce,sonra: - bana senmi vurdun? demiş adama. Adam: - ben vurdum lan ne olacak demiş. Hoca: - sakadan mı vurdun ciddiden mi? demiş Adam: - ciddi vurdum napacan?! Hoca: - Aman aman, öyle olsun... Cunku şakadan hiç hoşlanmam da ... Tabi doğurur
Hoca kazanini komsusunun istegi üzerine komsusuna verir.Sonra almaya gidince :
-"Komsu bizim kazan ne oldu?" Komsu: -"Hoca sen eve git, ben getirecem daha isim bitmedi" der. Hoca daha eve gitmeden komsusu bagira bagira kosarak gelir. -"HOOOCAAAAA SENIN KAZAN DOGURDU...." Hoca bi bakar kazana ; -"ULAN DOGURUR TABI, **INA KOYMUŞSUN KAZANIN............" Uyuyorum
. Bir gün Nasreddin Hoca sehire gelip, bir arkadasiyla birlikte handa kalmis. Gece yarisi arkadasi sormus : -Hocam, uyudunuz mu? -Buyurun birsey mi var? -Biraz borç para isteyeyim demistim. Nasreddin Hoca derhal horlamaya baslayip: -Ben uyuyorum! demis. Yüzme biliyormu?
. Hocanın iki karısı varmış.Eski karısı ona :
- Hangimizi daha fazla seviyorsun , demiş
Hoca cevap vermek istememiş.Bir süre sonra yeni karısı :
-İkimiz denize düşsek hangimizi kurtarırsın diye sormuş.
Hoca eski karısına dönerek :
-Sen biraz yüzme biliyordun demi ? demiş
Cennette yer kalmadi
. Bir gün padişah vezirlerine.
gidin bana hoca yı çağırın demiş.. nasrettin hoca gelmiş. padişah: hoca ben cennetemi yoksa cehennememi gitcem demiş. hoca: cehenneme padişah:neden demiş hoca:boş yere öldürrüğünüz insanların hepsi cennete gitti cennette yer kalmadı...... Nezleyimde
. Timurlenk, Akşehir'de karargah kurulunca şehir halkı adına Nasrettin Hoca ile eşraftan iki zat hatır sormaya gittiler. Kahveler içilip sohbet edildikten sonra, Timur sormuş :
- Karargahımı nasıl buldunuz? Beylerden biri cevap vermiş : - Çok güzel ama fena bir koku var! Timur fena halde kızmış, yanındakilere " Alın şu adamı, boynunu vurun" demiş ve öteki beye dönmüş : - Koku var mı? Adam korkusundan : - Ne münasebet efendimiz, misk-ü amber kokuyor, deyince Timur gene kızmış : - Neresi misk kokuyor dalkavuk herif! Alın şununda boynunu vurun! Sonra aynı soruyu Hoca'ya sormuş. Hoca bakmış pabuç pahalı yapıştırmış cevabını : - Vallahi hükümdarım ne diyeyim, nezleyim burnum koku almıyor. . . İnşallah benim hatun!
. . Bir gece hoca karısı ile konuşurken şöyle demiş:
-Yarın hava yağmurlu olursa oduna, açık olursa tarlaya gideceğim.Karısı çıkışmış: -Efendi inşallah de! Hoca hiddetlenmiş: -Niçin inşallah diyeyim hatun? İki işten biri mutlaka olacak, ya o, ya bu! Ertesi gün hava yağmurlu olduğu için ormana gitmek üzere sabahleyin erkenden evden çıkmış, biraz gittikten sonra yolda bir sipahiye rast gelmiş. Atın üzerindeki sipahi seslenmiş Hocaya: -Bana bak baba! Filan köye nerden gidilir? Hoca da ilgisiz bir tavırla cevap vermiş: -Bilmem.Sipahi yoluna devam etmek isteyen Hocayı bırakmamış ve kamçıyla birkaç defa şiddetle vurduktan sonra bağırmış: -Seni gidi hain herif seni! Bilmezsin ha! Çabuk düş önüme! Sen beni ta o köye kadar götüreceksin!.Hoca bu emri yerine getirmezse başına neler geleceğini düşünerek sipahinin önüne düşmüş ve hayli uzakta bulunan köye kadar götürmüş. Fakat vakitte bir hayli geç olduğu için artık ormana gidememiş, doğruca evine gelmiş. Kapıyı çalınca karısı içerden seslenmiş: -Kim o ? Hoca da suçlu suçlu karşılık vermiş: -İnşallah benim hatun, aç kapıyı! Sen düştün
. Nasreddin Hocanın bir gün karısı ölmüş.Bir ay sonra kocası ölmüş dul bir kadınla evlenmiş.Evlendiği kadın Hoca ya sürekli eski kocasını anlatıyormuş.Yine bir gün yatakta kocasını anlatıyordu."İşte benim kocam şöyle yapardı, böyle yapardı" diye.Hoca sinirlenmiş ve kadına bir tekme atmış kadın yere düşmüş.Kadın sormuş:
-Aman hoca niye attın beni yataktan? Hocanında cevabı hazır: -Eeee yatakta bi sen yatıyosun bi ben bide eski kocan.Üçümüz sığamadık sende düştün. Balık
Hoca yolculuk sırasında mola verip bir hana girer.Bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve ikisi birden hancıdan yiyecek birşeyler isterler.Fakat hancı yiyecek olarak sadece bir balık olduğunu söyler ve bunu paylaşmalarını önerir.Bunun üzerine Hoca:
-Ben balığın sadece başını yiyeceğim der.Hancı bunun nedenini sorar.Hoca da: -Balık başı zekayı artırır.Balık başı yiyen insan akıllı olur der.Bunun üzerine diğer yolcu hemen atılır ve Hoca'ya : -Balık başını niye sen yiyeceksin? Ben yemek istiyorum der.Hocada itiraz etmez.Balığın koca gövdesini Hoca yer ve bir güzel karnını doyurur.Diğer yolcu ise sadece balığın başını yer ve Hoca'ya seslenir: -Sen koca gövdeyi yedin karnını doyurdun.Ben sadece kafayı yedim aç kaldım der.Hoca da bunun üzerine şöyleder: -Bak nasıl akıllandın! Sünnet
Nasreddin Hoca'nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden oburdur. Hoca ne yemek çıkarırsa silip süpürürler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da "sünnettir" diye ekmekle iyice sıyırırlar. Bu sirada odaya Hoca'nın oğlu girer. Mollalar Hoca'yı memnun etmek için: - "Aman ne güzel çocuk. Adı ne bunun?" diye sorarlar. Hoca: - "Adı Farzdır", der. Mollalar şaşırıp birbirlerine bakarlar: - "Bu ne biçim isim Hoca Efendi?" derler. "Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık." Hoca hemen taşı gediğine koyar: - "Ya sünnet diyeyim de onu da mı yiyesiniz?"
Peştemale biçtim
Timur ile Hoca bir gün hamama giderler. Hoş beş ederken Timur, Hoca'ya sorar: - "Hoca, ben köle olsam bana kaç para değer biçerdin?" Hoca: - "Ben bu işin tellalı değilim ama bir 15 akçe ederdin!" Bu laf üzerine Timur çok sinirlenir: - "Hoca" der, "Senin dediğini kulağın duyuyor mu? Sadece bu peştemal 15 akçe eder be!" Hoca hiç istifini bozmadan: - "Ben de zaten o peştemale biçtim bu fiyatı!"
Boğazına ateş düştüğü zaman
Nasreddin Hoca'nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş. Hoca ona mantı pişirip getirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış. Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş : - "Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız?" Hoca hemen: - "Boğazına ateş düştüğü zaman", demiş.
Neresinde olmalı?
Hocaya sormuşlar, "cenaze taşınırken tabutun ne tarafında olmak gerekir? Sağında mı, solunda mı, arkasında mı olmak daha uygun olur?" Hoca şöyle bir bakmış, "Valla efendiler içinde olmayın da, neresinde olursanız olun!"
|
|
|||||||